Sosyal Medyayı Etkin Kullanan Acente Markalaşır

  • 25 Ocak 2016
  • 1.615 kez görüntülendi.
Sosyal Medyayı Etkin Kullanan Acente Markalaşır

Sigortalı Dergisine Verdiğim Röportajım..

Y ve Z kuşağı şirketleri şekillendirmeye satış ve pazarlama kanallarını çeşitlendirmeye devam ediyor.Sigorta şirketleri de acenteler de ödemelerini,satın alımlarını, iletişimini, araştırmalarını,akıllı telefon yada tabletlerden gerçekleştiren bir nesille karşı karşıya..Bu nesile ayak uydurmak demek, bugün var olduğunuz kadar gelecekte de var olacağınız anlamına geliyor. 26 dönem AK Parti İstanbul 1. Bölge Milletvekili Adayı ve Vizyon Sigorta Genel Müdürü Hasan EKMEN İLE acentelerin dijitale bakış açısını, reklam ve tanıtımın acenteye etkisini şubeleşme konusunda neler yapılması gerektiğini,komisyon düşürmelerinde acentelerin satış alternatiflerini, hangi parti ülkeyi yönetirse yönetsin hükümetle sıcak ilişki kurulmasının sektöre getirileri üzerine konuştuk. Ekmen, dijitalleşmenin sadece internet üzerinden satış yapmak olarak algılanmaması gerektiğini ifade etti. Marka algısı oluşturmada ve müşteri portföyünün genişletilmesi konusunda sosyal medyadan faydalanmanın avantajlarını anlatan Ekmen, sigorta bilinci ile ilgili bir paylaşımın bir gün satış olarak geri dönebileceğini söyledi.

Dijitalden Kaçış Yok..

Bilinirliğin, marka algısı oluşturmanın, dijitalde var olmanın acenteler için kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Ekmen, acentelerin müşterilerine önem verdiğini onlara dokunarak, yüz yüze iletişimle iş yaptıklarını belirtti. Fakat bir yandan da dijitalle iç içe bir jenerasyonun var olduğunu kaydeden Ekmen, şöyle konuştu: “Artık herkes ihtiyaçlarını internetten sipariş veriyor.Kendi ofisimiz için bile internetten ofis malzemesi sipariş veriyorsak, bu alanda ben neler yapabilirim diye durup düşünmemiz lazım.Artık her işini telefonla halleden, sosyal medya üzerinden iletişimini sağlayan, 140 karakterle derdini anlatan bir jenerasyon görüyorum.50’li yaşlarda kişiler de Facebook,twitter,instagram gibi alanları merak etmeye başladı.Acenteler olarak bizler var olmak istiyorsak dijitalde olmalıyız. Kesinlikle dijitalden kaçış yok. Belli ki şu an sekiz yaşında olan kızım ilerde sigortayı dijital mecradan alacak.” Acentelerin dijitalden korktuğunu ve dijitalleşmenin sonu getireceğine inandıklarını belirten Ekmen, “Dijital alan acentelerin sonu olmayacak.Acente dijitalde var oldukça gelişip büyüyecek.Dijitalleşen sigorta şirketleri eğer acentesini bu alanda desteklerse,internetten direk satışlarda tüketici poliçesini seçtikten sonra acentesine yönlendirilirse acente seçilmeden internetten satış yapılmayacağını belirtirse acenteler var olmaya ve hatta markalaşmaya doğru yol alacak” dedi.

hasan ekmen köşe yazısı

Sigorta şirketlerinin acenteleri desteklemek için aynı zamanda caps’ler hazırlayabileceğini öneren Ekmen, şöyle devam etti.  “Şirketler hazırladıkları caps’leri bize yollamalı biz de onları takipçilerimizle paylaşmalıyız. 100 binlere, hatta milyonlara bu alanda ulaşmak mümkün.. Bu açıdan baktığımızda kesinlikle acenteler dijitalden kopmamalı,acenteler dijitali doğru anlamalı.Bizde acente olarak 15 yıldır bu sektördeysek ve uzun yıllar daha bu sektörde kalmak istiyorsak dijitalde var olmalıyız.

Reklam, boşa harcanan para olarak görülmemeli..

Reklam için bütçe ayıramayan acentelerin, sigortalılarına kendini hatırlatmak için sosyal medyadan faydalanabileceklerini söyleyen Ekmen, bu mecradan sigortalılarla iletişime geçmenin “ben buradayım” demenin ileriye dönük bir yatırım olacağını ifade etti. Ekmen, müşterimiz buradan bir sıkıntısını paylaştığında “Neden canın sıkkın?  Benim yapabileceğim bir şey var mı?” diye sorabilmeliyiz.Dijitali bir iletişim aracı olarak kullanabilirsek varız demektir.  Diye konuştu. Reklama harcanan her paranın, belirli bir zaman sonra geriye misliyle döneceğini ifade eden Ekmen, küçük bütçelerle dahi marka algısını oluşturabileceğini söyledi. Ekmen, Vizyon Sigorta olarak google ile her gün için 10 tl’lik reklam anlaşması yaptım. Müşterilerimden bir bir gün Google’da Vizyon Sigortanın reklamını gördüğünü söyledi.Demek ki reklamım işe yaramış.Ben bu reklamlarla marka algısını pekiştiriyorum.Yani biz acenteler de reklam vermeliyiz,tanıtım yapmalıyız. Reklam müşterimizde kurumsallığı pekiştirir, yeni müşteriler ise markaya doğru çeker. Reklam boşa harcanan para olarak görülmemeli” dedi. Vizyon Sigorta’nın İstanbul genelinde billboardlarda Ekmen,bu şekilde marka algısının tüketicide oluşmasını sağladıklarını belirtti.

Facebook’ta bir fotoğraf paylaştım onlarca sigorta satışı yaptım..

Kendi sosyal medya hesabından bir fotoğraf paylaşımı yapan Hasan Ekmen, bu fotoğraftaki mesajın etkisini ise şöyle anlattı. “ Geçen yıl tamamlayıcı sağlık sigortasıyla ilgili sosyal medya hesabımdan bir fotoğraf paylaştım ve dedim ki : ‘Bir bardak çay 3 tl tamamlayıcı sağlık sigortası 2 tl’  tamamlayıcı sağlık sigortası ortalama 400 ile 750 tl arasında değişiyor. 600 tl’lik bir tamamlayıcı sağlık sigortasının günlük fiyatı yılda 2 tl’ye tekabül ediyor. Bir çay parasına sağlık sigortası alabiliyorsunuz mesajını  vermek istedim ve bu paylaşıma çok güzel geri dönüşler aldım.Hiç pazarlama yapmadan ciddi satışlar yaptım.”

Bakkal acentenin şubesi olmamalı

Acentelerin şubeleşmesine yönelik düşüncelerini de açıklayan Ekmen, “Acenteler büyümek istiyorsa şubeler olmalı. Fakat tali acente ile çalışmanın adı da kesinlikle şubeleşme olmamalı. Şubeleşme talilerin resmileşmesi ise ben buna karşıyım. Merkezden yana bir şube mantığı olmalı. Beyaz eşya firması veya bir bakkal da acentenin şubesi olmamalı” ifadesinde bulundu. Komisyonların düşürülmesinin sigorta şirketlerinin zarar ediyor olmasından kaynaklandığını söyleyen Ekmen, “Kazanırsak hep beraber, kaybedersek yine hep beraber kaybetmeliyiz” dedi. Acentenin sigorta şirketiyle bir ortaklık yaptığını, şirket zarar ediyorsa acentenin kar etmesinin mümkün olmadığını ifade eden Ekmen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Trafik branşı zarar ediyorsa acentenin komisyonu düşebilir ben bunu ‘makul’ görüyorum. Sigorta şirketleri bu zararı acenteler üzerine fatura etmemeli. Zarar eden branşta komisyonu indiriyorsa kar eden branşlarda komisyon oranını artırmalı. Ben zarar ediyorum acente de zarar etsin mantığı yürütmemeli. Biz ortağız. Biri zarar ederken diğeri kar edemez, diğeri kar ederken öteki zarar edemez.”

HASAN EKMEN (8)

Üzerimizde ‘poliçe sat, prim üret’ baskısı var

Trafikteki kaybın başka branşlar ile giderilebileceğini söyleyen Ekmen, sigorta şirketlerinin trafikte zarar ediyor ve komisyonlarını düşürüyorsa, kar ettiği branşa acentesini yönlendirmesi ve bu alanda komisyonları artırması gerektiğine değindi. “O zaman acenteler ‘sigorta şirketi burada zarar ediyor ben de zarar ediyorum, burada kâr ediyor ben de kâr edeceğim’ anlayışında olacaktı” diye konuşan Ekmen, “Fakat sigorta şirketleri acentelerini yönlendirmiyor, sadece ‘poliçe sat, prim üret’ baskısı var. Acentelerini kâr edilen branşlara yönlendirmiyorlar” dedi. Sigorta şirketleri acentelerine Koç’luk yapmalı onların gelişimine katkı sağlamalı ve sadece satış ve hasar pirim oranı ile değerlendirmemeli.

Acentelerin ise devamlı sektörün sorunlarından yakındığını söyleyen Ekmen, “Portföyümüzü çeşitlendirmez, akrabalarımıza poliçe keser durursak üzülürüz. Profesyonelleşmez ve büyüme sağlamak için bir şeyler yapmazsak yine söylenir dururuz. Acente olarak öncelikle bizim kendimizi geliştirmemiz, trafik branşına odaklanıp kalmamamız başka branşlara da yönelmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Kamuoyu bilinci uyandıran reklamlar da sigorta satışını artırır

Sigorta şirketlerinin satış baskısından dolayı acentelerin profesyonelleşmeye çok fazla önem veremediğini ve müşterilerine vakit ayıramadığını belirten Hasan Ekmen, acentelerin hep satış odaklı ilerlediğinden var olan müşterileriyle ilgilenemediklerini söyledi. Vizyon Sigorta olarak sigorta şirketlerinden aldığı eğitimi müşteriyle paylaşan ve sigortalısının poliçesi hakkında bilgi verip, hasar durumunda neler yapılacağını anlatan Ekmen, “Ben böyle böyle bilinç oluşturmaya çalışıyorum. Ama bilinç oluşturma kamusal otoritede, medyada, sigorta şirketlerinde de olmalı. Satış odaklı değil bilinçlendirme odaklı reklamlar yapsak bile bunun satışa döneceğine inanıyorum ben. Mesela BES, kamu otoritesinin desteği ile gelişme gösterdi. Sigortada da aynısı olabilir. Dernekler, federasyonlar, sanatçılar, ekran yüzü gazeteciler sigortayı anlatmalı” açıklamasında bulundu.

İyi sürücünün değil, kötü sürücünün primi çok fazla arttı

Tüketicide ‘sigorta şirketi trafikte zarar etti, bize zam yaptı’ algısı oluştuğuna da değinen Ekmen, bu düşüncenin yanlış olduğunu belirtti. Ekmen, konuyla ilgili şu ifadelerde bulundu: “Kaza yapmayanın poliçe primi artmadı, kaza yapanın poliçe primi çok arttı” dedi. Yıl içinde 13 defa kaza yapan birinin poliçesine 5 bin TL prim ödemesinin kaçınılmaz olduğunu belirten Ekmen, sigorta şirketlerinin, acente ve acente kuruluşlarının trafikte primlerin neden arttığını doğru anlatması gerekiyor. Sigorta şirketlerinin Hazine Müsteşarlığı haricinde kanun koyucularla irtibata geçmesi sektörün faydasına olacak. Her başımız sıkıştığında genel müdür ya da Hazine’ye gidiyoruz. Sigorta şirketleri hiç Hazine’nin bağlı olduğu bakana gitti mi? Başbakana, bir milletvekiline, TOBB’a derdimizi, pozitif yönlerimizi anlatabildik mi? anlatmadık. Bu kişilere 1 kaza ile 13 kaza yapan sürücü arasındaki farkı anlatmalıyız.”

Lehimize bir kanun çıkarılacağı zaman el kaldıranlarımız çok olsun

Hasan Ekmen 3A partisi ya da B olsun her hem kim hükümetin başına geçerse geçsin sektörün, her zaman Türkiye’yi yöneten iktidarla birlikte yürümesi gerektiğini söyleyen Ekmen, sigorta şirketlerinin hükümete karşı nötr olduğunu, ama sektörün hangi parti olursa olsun, iktidarla iletişim halinde olması gerektiğini belirtti.

“Dertlerimizi de pozitif yönlerimizi de kanun yapıcıya anlatmak için hükümetle iletişim halinde olmalıyız” diyen Ekmen, şöyle devam etti: “Mesela, Sigorta Haftası’nda bir açılışa Cumhurbaşkanı ya da Başbakan gelse sigortanın önemini anlatan bir demeç verse kamuoyundaki bilinç daha da kuvvetlenmez mi? Bizler, ülkeyi yönetenlerle sıcak ilişki içinde olmalıyız, dertlerimiz anlatmalıyız. Anlatmalıyız ki lehimize bir kanun çıkarılacağı zaman el kaldıranlarımız çok olsun.”

İstemediği sigorta, yanan çocuğu için 110 bin TL ödedi

Sigortada şikâyetler kadar memnuniyetlerin de sigortalı tarafından dile getirilmesi gerektiğinin altını çizen Hasan Ekmen, zorla sağlık sigortası yaptığı bir müşterisinin yaşadığı olayı şöyle anlattı: “Geçtiğimiz yıllarda bir arkadaşıma zorla sağlık sigorta yaptırdım. Ertesi yıl geldi ve dedi ki ‘Poliçemi yenilemeyeceğim, çünkü ben bunu hiç kullanmadım’. Ben de ‘Daha iyi ya hiç hasta olmadın’ dedim. Velhasıl zorla da olsa bu kişinin poliçesini yeniledim ve aynı yıl içinde müşterimin çocuğu mangal ateşinde yandı. İstemediği sigorta poliçesi, çocuğu için ona 110 bin TL tazminat ödedi. Bu kişinin ödediği rakam sadece 370 TL idi. O da yatarak tedavi teminatlı sigorta poliçesineydi.”

1

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ